Temmuz 16, 2008
good bye helsinki
1 Comment
Anlaşılamamak en kötüsü.En sevdiğin tarafından, en ağırıyla suçlanmak.Çığlıkların oysa göklere ulaşacak kadarken, tek kelime edememek.Önündeki uçuruma rağmen, o adımı atmak zorunda olmak.
En kötüsü.Anlaşılamamak.
Ne kadar uğraşırsan uğraş.
Ne kadar uğraşabilirsin ki?
Daha ne kadar?
Temmuz 2, 2008
good bye helsinki, yeniden
No Comments
“Kaybetmekten korkmazdım, birazcık parlaklığı olmasaydı gözlerimin gözlerine bakmadan derdimi aldığın düne kadar.”
Noktasızvirgül‘de yaklaşık 1 yıl önce öylesine okuyup geçmiştim bu cümleyi.
Şimdi, aniden, hiç hesapta yokken, aklıma gelmesi garip. Çok garip.
Mayıs 23, 2008
encimiyo
1 Comment
“Ne bendeki reel hayattaki izdüşümünden bile büyük olan yokluğun dolar, kıymetin azalır, ne de en büyük çılgınlığım diyebileceğim o geceye dönmekten ve hatta her daim o geceyi yaşamaktan pişmanlık duyarım.”
demişsin bir defasında.eskileri karıştırmak gibi bir isteğim yoktu.Gözüme çarptı yalnızca..Şimdi ise;
“bitti ki o.”
Mart 5, 2008
helsinki, music is mybestfriend, en sevdiğim mevsim kar
3 Comments
saatlerce, hiç bıkmadan bunu dinleyip, kentucky’de bizim yerimizde oturup, karın yağışını seyredip, ortada hiç bir şey yokken fazlasıyla üzülüp sonra da o derece fazla mutlu olabilirim.Söylerken eşlik de edebilirim, arada sırada klibe de göz atarım, ama hep değil..
10 numaralı menü yerken, bir de sen varken,
“our friends would all make fun of us
and we’ll just laugh along because we know
that none of them have felt this way”
Şubat 17, 2008
en sevdiğim mevsim kar
5 Comments
Sadece gökyüzünün kırmızısı ve karların bembeyaz yansıması kaplamışken odayı, ışık adına, pencere kenarında oturup birbirine çarpacak mı kar taneleri diye seyrederken merakla - zaten dokunmadıklarını bile bile- benimki yalnızca kar taneleriyle mutlu olma çabası..
Ve bir yudum daha aldığımda sıcak kahvemden, dinlediğim şarkıyla, havanın soğukluğunu tüm bedenimde hissettim, ürperdim..
…
when i grew up, i called him mine
…
bang bang, my baby shot me down